Benim İsmet'im
Hep diyorum size esaslı adamdır İsmet.
İkimizde kalın kafalıydık okuyamadık ama o sonra okudu ne bulursa onu okudu. Ama ne okuma 11 yaşında Orta Asya açılımı yapan bir okuma. mahallenin çaycısı Şeref Abi'nin yanına çırak girdikten sonra oldu masadaki boşları toplarken gazetede hangi sayfa açıksa gidip gelip onu okudu amcaların sohbetlerine kulak kabartıp menderesi öğrendi, Ecevit'le oturup kalktı, apoya küfretti.
İsmet birden 4 yaş büyüdü benden sonra her sene zekası 4 er yaş büyüdü derken ismet birden ben askere gidiyorum diyemeden ben dedim orada da ayrılmadık aynı yere düştük. Tabi yine bu bilmişliğiyle sevdirdi kendini kantini buna verdiler ulan dedim burada da buldun mesleği. Hiç bozmadı kendini çayı uzatırken "inanç adına bir yaşam dürüstlüğe gebedir." dedi çok anlamadım sessiz kalıp gazino kalabalığına karıştım.
Yat emri gelmeden, geçen çarşı izninde aldığım küçük bi cep radyosunda çalan İbrahim Erkal'dan 'Canısı' şarkısını dinliyorum. Dinlerken de düşünüyorum istemsizce ne olacak abi buradan çıkınca ne olacak. Hısım akrabanın uğraşıyla bir iş bulunacak ve herkesleşeceğiz bizde. 6 da gelecek olan servise binip modern kölelik sistemine ayak uyduracağız yani İsmet böyle diyor. Koğuş yat lafının üzerine radyoyu zulalayıp, gözlerim kapadım. Kafamın 4. bölgesinde; geleceğime, standart bir fragmanla baktım. Sabah kalkıp öylesine bir giyiniyorum avret yerlerimiz kapansın da bir de günaha girmeyelim diye aynada şöylesine bir kendime bakıyorum kalkınca hiç aynaya bakmıyor musun demesinler diye arkamdan kapıyı da böylesine kapatıyorum ki ölürsem dağınıklığımı görmesinler diye. İsmet'e gidiyorum, ilk demliği bana bozmadan çay vermez kimseye. Bende zaten kolay kolay vazgeçemem alışkanlıklarımdan, kardeşim de öyle. Beni görmesiyle ocağa yönelmesi hiç değişmez bir de sabah haberlerini kendi yorumuyla anlatması. Yine kahpeler 3 yiğidimizi kurban etmişler. 3 kere vurdu masaya. 3 kere ulan be çekti. 3 kere de Ya Sabır. "Kalk bi sigara içelim o arada gelir senin serviste." dedi. Sigaraya fırsat bırakmadı geldi 'Gecelerin Yargıcı' kod adlı şahsı Servis Rüstem. Vurdu iki tane sırtıma "Bu da geçer Ya Hu" edasıyla başımı sağa yatırarak "Hadi bekletme adamı." dedi.
-Koğuş kalk!
Dipnot: "Yaşamın Galip'i" yazısının devamı niteliğindedir
İkimizde kalın kafalıydık okuyamadık ama o sonra okudu ne bulursa onu okudu. Ama ne okuma 11 yaşında Orta Asya açılımı yapan bir okuma. mahallenin çaycısı Şeref Abi'nin yanına çırak girdikten sonra oldu masadaki boşları toplarken gazetede hangi sayfa açıksa gidip gelip onu okudu amcaların sohbetlerine kulak kabartıp menderesi öğrendi, Ecevit'le oturup kalktı, apoya küfretti.
İsmet birden 4 yaş büyüdü benden sonra her sene zekası 4 er yaş büyüdü derken ismet birden ben askere gidiyorum diyemeden ben dedim orada da ayrılmadık aynı yere düştük. Tabi yine bu bilmişliğiyle sevdirdi kendini kantini buna verdiler ulan dedim burada da buldun mesleği. Hiç bozmadı kendini çayı uzatırken "inanç adına bir yaşam dürüstlüğe gebedir." dedi çok anlamadım sessiz kalıp gazino kalabalığına karıştım.
Yat emri gelmeden, geçen çarşı izninde aldığım küçük bi cep radyosunda çalan İbrahim Erkal'dan 'Canısı' şarkısını dinliyorum. Dinlerken de düşünüyorum istemsizce ne olacak abi buradan çıkınca ne olacak. Hısım akrabanın uğraşıyla bir iş bulunacak ve herkesleşeceğiz bizde. 6 da gelecek olan servise binip modern kölelik sistemine ayak uyduracağız yani İsmet böyle diyor. Koğuş yat lafının üzerine radyoyu zulalayıp, gözlerim kapadım. Kafamın 4. bölgesinde; geleceğime, standart bir fragmanla baktım. Sabah kalkıp öylesine bir giyiniyorum avret yerlerimiz kapansın da bir de günaha girmeyelim diye aynada şöylesine bir kendime bakıyorum kalkınca hiç aynaya bakmıyor musun demesinler diye arkamdan kapıyı da böylesine kapatıyorum ki ölürsem dağınıklığımı görmesinler diye. İsmet'e gidiyorum, ilk demliği bana bozmadan çay vermez kimseye. Bende zaten kolay kolay vazgeçemem alışkanlıklarımdan, kardeşim de öyle. Beni görmesiyle ocağa yönelmesi hiç değişmez bir de sabah haberlerini kendi yorumuyla anlatması. Yine kahpeler 3 yiğidimizi kurban etmişler. 3 kere vurdu masaya. 3 kere ulan be çekti. 3 kere de Ya Sabır. "Kalk bi sigara içelim o arada gelir senin serviste." dedi. Sigaraya fırsat bırakmadı geldi 'Gecelerin Yargıcı' kod adlı şahsı Servis Rüstem. Vurdu iki tane sırtıma "Bu da geçer Ya Hu" edasıyla başımı sağa yatırarak "Hadi bekletme adamı." dedi.
-Koğuş kalk!
Dipnot: "Yaşamın Galip'i" yazısının devamı niteliğindedir
Yorumlar
Yorum Gönder