Muhtar'ın Tevfik
Muhtarın "Başımız sağolsun Kudret Bey'i kaybettik..." cümlesiyle başlayan hayat serüvenine muhtarlıkta büyüyerek devam etti Tevfik. Babası ölünce Muhtar İzzet'in çocuğunun olmayışı birbirini tamamladı ve o artık muhtarlıktaki bir numaralı azaydı. 20 senelik muhtarlık saltanatını kimseye kaptırmayı düşünmeyen İzzet'te artık kendini gebetto usta ilan etmiş ve pinokyosunu yapıp yerine getireceği birini bulmuş olmanın mutluluğuyla bi 20 sene daha göreve devam ederdi. Tevfik onun artık eli kulağı bazen de azar çekmesi gereken yere yollayacağı ulağı olmuştu. Tevfik babasız büyümenin hırçınlığı, babası gibi sahiplenmiş birine olan minnettarlığı, anasının görmek istediği dik duruşu heryerde sergilemeyi kendine adet edinmiş olsa da yine de büyüğünü bilir küçüğünü sever adaleti kendince en azından muhtarlık bölgesi içerisinde güderdi. Az birazda bizim İsmeti örnek alır -tabi o hala hepimizin ağabeyi- boş vakitlerinde tabiri caizse İsmet'te buna kızmazsa eteğinden ayrılmazdı. Bu lafı şimdi yanında söylesem etek metek delikanlı adamı bozar Galip diye başlardı şimdi 3. Sayfa haberlerinde Allahın selamına karşılık merhaba diyen arkadaşını bıçaklayan adamı anlatmaya... Tevfik'in de ilgisini çekiyor bu haberler. Hem bıçaklanmamak hem de Allaha saygı da kusur etmemek adına her daim selamı düzgün alan bir çocuk oldu. Buna karşılık İsmet'te o an bir çay bozulacaksa çaktırmadan ilk Tevfik'e bozardı, onun da sevgisini belli etme şekli buydu. Tevfik mahallelinin her işine iyi kötü yardım ederdi muhtar azasıydı sonuçta. Küçükken yaşlıların ekmeğini alırdı büyüdü şimdide yaşlıların odun kömürünü alma işlerine koşar oldu, erzaklarını temin eder oldu, iki çift laf etmeye muhtaç kimsesizlerin kimsesi oldu, yetimlere baba oldu, mahallenin çocuklarına ağabey oldu. Tevfik büyüdü, gözlerimizin önünde koca adam oldu samimiyeti her zaman 9 yaşında kaldı.
Yorumlar
Yorum Gönder